KPSS Türkçe yolculuğunda “Benzetme” (Teşbih), söz sanatları ve cümlede anlamın en renkli konusudur. Hafıza tekniklerini kullanarak bu kavramı zihninde bir fotoğraf karesi gibi netleştirelim.
Aralarında ilgi bulunan iki varlıktan, nitelikçe zayıf olanı güçlü olana yaklaştırma sanatıdır.
Zihninde bir fotokopi makinesi canlandır. Bir tarafta orijinal ve güçlü bir resim var (Güçlü olan), diğer tarafta ise ona benzemeye çalışan boş bir kağıt (Zayıf olan). Çıkan sonuç, orijinalin özelliklerini taşıyan bir “benzetme”dir.
Benzetmeyi bir trenin vagonları gibi düşün. Tam bir benzetmede 4 vagon bulunur:
Benzeyen (Zayıf): Özelliği eksik olan (Çocuk).
Benzetilen (Güçlü): Özelliği tam olan (Aslan).
Benzetme Yönü: Hangi açıdan benzedikleri (Cesaret).
Benzetme Edatı: Köprü kuran kelime (Gibi, kadar, sanki, adeta).
Aşağıdaki cümleyi parçalarına ayırarak hafızamıza kazıyalım:
“Pamuk gibi yumuşak elleri vardı.”
Benzeyen: Eller (Zayıf olan, yumuşaklık özelliğini pamuktan alıyor).
Benzetilen: Pamuk (Güçlü olan, yumuşaklığın sembolü).
Benzetme Yönü: Yumuşaklık (Ortak nokta).
Benzetme Edatı: Gibi (Bağlantı).
KPSS’de bazen vagonların hepsi bulunmaz. Buna dikkat!
Tam Benzetme: “Kutu gibi küçük bir ev.” (4 öge de var.)
Kısaltılmış Benzetme: “Zeytin gözlüm.” (Sadece Benzeyen ve Benzetilen var. “Zeytin gibi siyah göz” demiyor, direkt özü veriyor.)
Benzetme ögelerini unutmamak için “BEBE” kodlamasını kullanabilirsin:
B – Benzeyen
E – Edat (Gibi, kadar)
B – Benzetilen
E – Esas Yön (Benzetme yönü)
Cümlede “gibi” edatını gördüğün her yerde %99 bir benzetme vardır. Ancak “gibi” bazen “olasılık” veya “zaman” anlamı da katabilir (Saat dokuz gibi gelirim). Bu yüzden cümlenin anlamını mutlaka kontrol etmelisin.
Yorum gönder