KPSS Türkçe yolculuğunda “Eşitlik” konusu, cümlede anlam başlığı altında karşımıza çıkan, aslında günlük hayatta çok sık kullandığımız ama sınav heyecanıyla bazen karışabilen bir kavramdır.
Hafıza tekniklerini kullanarak bu konuyu zihnine kalıcı bir şekilde kazıyalım:
Bir durumun, bir miktarın veya bir paylaşımın taraflar arasında hiçbir fark gözetmeksizin, tıpatıp aynı olması durumuna “eşitlik” diyoruz. Sadece matematiksel bir veri olarak düşünme; hak, hukuk ve miktar dengesi de bu işin içindedir.
Zihninde bir pazarcı terazisi canlandır. Sol kefede 3 elma, sağ kefede 3 elma var. İbre tam ortada duruyor. İşte bu “eşitlik”tir.
Kodlama: “Eş-itlik” kelimesindeki “EŞ” köküne odaklan. İki şey birbirinin eşidir; yani ne eksik ne fazla.
Cümle içerisinde şu ifadeleri gördüğünde “eşitlik” alarmın çalmalı:
… ile … aynı (Aynı fikirdeyiz.)
… ile … bir (Hızımız onunla bir.)
Yarı yarıya (Elmayı yarı yarıya böldük.)
Kardeş payı (Parayı kardeş payı yaptık.)
Ne… ne de… (Ne o kazandı ne ben.)
Aşağıdaki örnekleri zihnindeki o “dengeli terazi” ile eşleştir:
Örnek 1: “Boyu boyuma, huyu huyuna uygun biri.”
Analiz: Boylar eşit, karakterler eşit. Terazi dengede.
Örnek 2: “Öğretmenimiz, sınıftaki her öğrenciye aynı mesafede duruyor.”
Analiz: İlgi ve mesafe herkes için aynı. Tam bir eşitlik cümlesi.
Örnek 3: “Bu zorlu süreçte onunla duygularımız birdi.”
Analiz: Duygusal bir denklik söz konusu.
Eşitlik ≠ Benzetme
“Aslan gibi güçlü” dediğimde bu bir eşitlik değildir, benzetmedir. Eşitlikte bir “denklik” veya “paylaşım” aranır.
Eşitlik ≠ Karşılaştırma
“O benden daha uzun” dersen terazinin bir kefesi ağır basar. Bu eşitliğe aykırıdır.
Sınavda soruyu okurken cümlenin sonuna “yarı yarıya” veya “aynı miktarda” ifadelerini getirebiliyorsan, o cümle bir eşitlik cümlesidir.
Yorum gönder